Sınırlar: Benliğimizin Çerçevesi
- psimuge
- 30 Nis 2025
- 2 dakikada okunur
Hayatta kim olduğumuzu tanımlayan şeyler arasında belki de en çok ihmal edilen, ancak en çok ihtiyaç duyulan kavram: sınırlar. Sağlıklı sınırlar sadece ilişkilerimizi düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda kimliğimizi şekillendirir ve korur. Çünkü sınırlarımız, benlik algımızla doğrudan bağlantılıdır. Sınır koymak, “Ben buyum” demenin en net yollarından biridir.
Sınırlar Neden Bu Kadar Önemli?
Sınırlar, bireyin değerlerini, ihtiyaçlarını, isteklerini ve dünya görüşünü ifade etmesinin somut yollarından biridir. Bir kişinin “hayır” diyebilme şekli, neye izin verdiği ya da neyi tolere etmediği, onun iç dünyasının bir yansımasıdır. Bu anlamda sınırlar, bizim görünmeyen sınır taşlarımızdır; kim olduğumuzu belirler ve dış dünyaya bildirir.
İnsanlar sözleriyle yalan söyleyebilir. Ancak sınırlar… onlar pek yalan söylemez. Sınırlarımız, bilinçli ya da bilinçsizce, kendimize ve başkalarına kim olduğumuzu anlatır.
Sınır Koymanın Önündeki Engeller
Sınır koymak sanıldığı kadar kolay değildir. Bunun önündeki en büyük iki engel şunlardır:
Kendini tanımamak: Kendimizi tam olarak anlamadan sınır koymak, bir sınavda başkasının kâğıdına bakıp kendi sorumuza uymayan cevabı yazmak gibidir. Belki doğru bir cevaptır ama bize ait değildir.
Ciddiyet eksikliği: Sınır koymak, hafife alınacak bir mesele değildir. Bu; kimliğimize, değerlerimize ve yaşam kalitemize sahip çıkmak demektir.
Sınırlar ve Benlik İlişkisi
Benliğimiz bir sanat eseri gibi düşünülebilir. Sınırlar ise o eserin çerçevesidir. Çerçevesiz bir tablo korunamaz, bütünlüğü bozulur. Aynı şekilde, sınırları olmayan bir benlik zamanla bulanıklaşır, zedelenir, kaybolur.
Sınırlarımızı değiştirmek istiyorsak önce benliğimizle ilgili bir şeyi fark etmeli, anlamalı ve dönüştürmeliyiz. Çünkü gerçek sınırlar içimizden gelir; başkasının değil, bizim sesimizle yankılanır.
Sorumluluğumuz: Kendimizi Korumak
Sınır koymak, özgürlük alanımızı kendi sorumluluğumuzda tutmak anlamına gelir. Kendimiz gibi davranmaktan ve kendimizi korumaktan sorumluyuz. Bu, pasif bir savunma değil, aktif bir yaşam seçimidir.
Ne yazık ki, sınırlarımız ihlal edildiğinde bu durum çoğu zaman içerleme, hayal kırıklığı, kırgınlık ve öfke ile sonuçlanır. Oysa bu duygular, sadece bize yapılan haksızlığa değil, aynı zamanda bizim kendimizi koruyamamış olmamıza da bir tepkidir.
Sınır Koymadan Önce Kendinize Sorun
Her sınır bir seçimdir. Bu seçimi bilinçli yapabilmek için, kendimize şu soruları sormak sağlıklı sınırlar inşa etmenin temelidir:
Bu sınırı neden koyuyorum?
Bu sınırla neyi hedefliyorum?
Bu sınır benim iyiliğime hizmet ediyor mu?
Bu sınır olduğum kişiyle örtüşüyor mu?
Bu sınırla neyi / kimi koruyorum?
Bu sınır sağlıklı ilişkilere hizmet ediyor mu?
Bu sınır en iyi hangi sözcüklerle ifade edilir?
Bu sınırı koymak için en uygun zaman ne zamandır?
Biri bu sınırı ihlal ederse sonucu ne olur?
Sonuç: Sınır, Bir Cesaret Eylemidir
Sınır koymak, sevmemekle ya da mesafe koymakla ilgili değildir. Asıl mesele, kendimize ve karşımızdakine duyduğumuz saygıdır. Sağlıklı sınırlar, hem kendimizi hem de ilişkilerimizi daha güvenli, daha özgür ve daha anlamlı kılar.
Unutmayın: Sınırlar, hayatımızı daraltmaz; bilakis benliğimizin alanını netleştirir.







Yorumlar